17 Kasım 2009 Salı

28 Ağustos 2009 Cuma

aptal insanlar, aptal bir ülke

12 yaşında çocuğu, 13 kurşunla öldürdükleri için açığa alınan (9 mermi 50 cm'den atılmış!), ardından 5 ay sonra aralarından birinin terfi ettirildiği polis teşkilatının mevcut olduğu ülkenin belasını s.keyim.

dava sırasında, polisleri ve mahkemeyi protesto eden ülkücü malların a.q.

çocuğun adı memleketinde bir bulvara verilmiş, çok bile.

15 Mart 2009 Pazar

16 mart gecesi saçmalamacası

dikkat ettim, bir çok galatasaray hakkında blog var, çok güzeller hatta, ben de yazsam fazlaya kaçıcak, insanın içini bunaltıcak, acıtasyon yapıcam artık bende.

devrik cümleler kurabiliyorum artık, yazı yazma zamanlarım geride kalmış keza dilbilgim daha da beter, "-de"'leri ayırsam yeter, "-ki" ile büyük sorunlarım var, bir de "şey"'lerle. bakıp bakıp unutuyorum sonra...

duman'ın albümünün 1. cd'sini indirdim bugün beğenmedim... 1-2 şarkı dinletiyor kendini emme ben "redd" albümünü bekliyorum.

30 rock izliyorum, 1-2 bölüm güzel gitti çıta baya düştü 3-4-5 te ... neyse artık aralarda izlerim.

şubat başından beri işe girmek için bekliyorum, hem şansım yok hem yalanlarım zor durumda bırakıyor beni. ocakta bitecek anca okulum, 1.5 sene uzattım, hepsi lanet isveç eğitim sistemi yüzünden.

en sinir oluduğum şey ise ".." , 3 tane neden koymazsın? nokta çok mu basit geliyor?
eğer biri ".." kullanıyorsa okumam onu, ne anlatırsa anlatsın.

özentilik yüzünden fotoğraf makinesi almayın. bugün sahilde 2-3 çocuk gördüm basket oynuyorlardı sahilde, kameralar boyunlarında asılı, hava kararmak üzereydi. içlerinden biri "oha güneş batıyo gelin çekelim" dedi. 3'ü birden denizin kenarına geçtiler aynı noktadan aynı denizi aynı güneşi çekti. neden ?

çok arkadaşı olan asosyallerdenim bu aralar. dün gece ıssız adamı izledim bir de, leş bir film, ama eski sevgilim çok beğenmişti facebook iletilerinden gördüğüm kadarıyla, beni düşünmüş müdür izlerken ? hiç sanmıyorum yaş 18, lise yeni bitmiş, öpüşmek yeterliydi.

7 Ocak 2009 Çarşamba

SPACED


Şimdiye kadar izlediğim en komik dizilerden biri. Türe ve Simon Pegg'e aşina olanlar eminim bayılacaktır.

99-01 yılları arasında yayınlanmış 2 sezonu bulunmaktadır. Torrent olarak indirme seçeneğiniz ve altyazıları divxplanet'te mevcut. Favori bölümüm 1 sezon 6 bölüm, gördüğüm en eğlenceli disko sahnesi bu bölümdedir.

Okyanusun karşı yakasındaki plasesi olsa olsa "It's Always Sunny in Philadelphia'dır".

5 Ocak 2009 Pazartesi

HEJ!, HI, MERHABA, OLA ...

Hej! (merhaba), adım Burak, bu günlüğü Stockholm'den yazıom.

Kendimi tanıtmam gerekirse; yaşım 22, boy 1.90, kilo 82, üniversitede okuyom, arabam var çok da iyi gidiyor. Hobilerim squash, curling ve basketbol...

Tamamen özentiliğim yüzünden bu bloğu açma ihtiyacı hissettim. Fazla insanın okuyacağını daha doğrusu varlığından haberdar olacağını sanmıyorum, reklamını yapmaya da niyetim yok. Ekşi'de sabırtaşı yazar olduğum bu günlerde, içimde oluşan yoğun yazı yazma ihtiyacımı burada karşılamak amacım. 

Günlüğümdeki ana konular; internette ilgimi çekenler, gezdiğim yerler hakkında bilgiler, az biraz ben ve yoğun miktarda Galatasaray.